![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
MEFEWUD NARTAN - KAYNANA SEMRA, ŞAMİL TAYYAR VE TUNCAY GÜNEYMefewud Nartan 08.04.2008 Ergenekon Çerkez ve Abhaz ağırlıklı bir örgüt”
Şamil Tayyar Hatırlarsanız gelin kaynana kavgalarının saç başa olduğu bir program çok reyting alıyordu. Kaynana Semra saldırmadık yer bırakmıyor, saldırdıkça popüler oluyor, popüler oldukça para kazanıyordu. Şamil Tayyar aynı yöntemle basında popüler olmuş, popüler oldukça kullanılmış, kullanıldıkça para kazanmış, medyanın en kaypak noktasındaki yeri ağabeyleri tarafından korunmuştur. Ergenekon'un tam ortasından sesleniyor olmasına rağmen; “Eskiler alırıııııım eskiler satarıııııım” nidalarıyla kimlerin nelerini satsam dediği yazıları, çamur atmaktan öteye geçememiştir. Hedef şaşırtan, bulanık su balıkçılarının küçük çirozu olma rolünü başarıyla oynamaktadır. Sayın Şamil Tayyar bu kez suçüstü yakalandınız. Türkiye’nin karışık gündeminde, her alanda gerginliğinin giderilmesi için bir kötü çocuk bulunması siparişi, derin çevrelerce çok önceden verilmiş bir görevdi. Bulunacak kötü çocuk herkesi aklayacak, Kürtlere karşı derin mücadele sürdürdüğü “Pars Narko Terör’ün Şamil'i aracılığıyla hafızalara kazınacak, Ermenilerin aslında Kafkasyalılar tarafından katledildiği servis edilecek, zaten Teşkilat-ı Mahsusa'dan bu güne istihbaratçı kimlikleri olduğu vurgulanacak, böylece herkesi temize çıkaracak kötü çocuk memleketin gazını almış olacaktı. Herkes kardeş, Çerkesler kalleş olacaktı. Bu senaryoyu dizilerin ve derinlerin oyuncuları henüz sahneye çıkmadan önce biliyorduk sayın Şamil Tayyar, suçüstü yakalandınız. Sadece nasıl servis edileceğini bekliyorduk. Sayın Şamil Tayyar, size hiç Tuncay Güney’e ne kadar benzediğinizi söyleyen oldu mu? Doğrusu ben sizi ve çalışma yöntemlerinizi Tuncay Güney’e çok benzetiyorum. O da sizin gibi Ergenekon avcısı, medyanın her dalında oynamış, Fethullah Gülen’in Samanyolu TV’sinde çalışmış, eski CIA denetimindeki "New York Institutes" adlı web sitesinin Genel Yayın Yönetmenliği yapmış, şimdi ise Kanada’da bir sinagogda haham olarak çalışmakta. Henüz hahamlık konusunda bir girişiminiz var mıdır bilmiyorum ama Tuncay Güney’in MOSSAD, CIA, MİT ve Ergenekon maceraları bana nedense hep sizi hatırlatmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin temelinde, Kuvvayi Seyyare’den, Kuvvai Milliye, Teşkilat-ı Mahsusa’dan, sınır boylarına kadar, sanatında, edebiyatında, siyasetçisinde Çerkes’e rastlıyorsanız bu size rahatsızlıktan ziyade mutluluk vermelidir. Siz, karanlıkların yeni jönü olabilirsiniz, size orda mutluluklar dileriz. Ancak, Çerkesleri bulunduğunuz karanlığa çekme çabalarınızdan vaz geçiniz. BU YAZARIN TÜM YAZILARI» DERİN ÇERKESLER ... YORUMLAR
ali kara
{ 13 Ağustos 2008, Çarşamba }
ya siz hangi bilgi birikiminizle fethullah hoca hakkında birşeyler söylüyorsunuz çerkez bilmişliğini bi kenara bırakın da kitap okuyun
Nursu
{ 01 Temmuz 2008, Salı }
Sayın değerli yorumcular,Şamil tayyarın adresindekiler demekki yanlışmı yani yönünü yanlış tarafa çevirdiği bu gün 1/7/2008 haberlerŞamil tTayyare'ın tersini söylediğini bizlere göstermektedir.Hepimizi Allah bu iftiralardan esirgesin.
Gelde yorum yapma ama ne hazindirki söz konusu kendileri olursa sonuç fiyasko oluyor körler sağırlar birbirini ağırlar.Saygılarımla..
ŞEĞUR ÇALE
{ 02 Mayıs 2008, Cuma }
Arkadaşlar!!! Biz parçalanmış parçalanmış küçücük bir topluluk kalamışız, bu toplulukların biri Şam'da biri Bağdat'ta biri bilmem nerede, ne kadar bağısakta küçük topluluk oluşumuz yüzünden kimseye sesimizi duyuramıyoruz. Yada BİZ AYNI ANDA, AYNI ŞEYİ SÖYLEYEREK BAĞIRAMIYORUZ. Neden??!! Çünki biz bibirimizi yemekle uğraşıyoruz. BİZ BİRBİRİMİZİ DİNLEMEDEN, ANLAMADAN birbirimiz hakkında YORUM yapıyoruz. Birbirimize tahammül edemiyoruz. BEN EN DOĞRUSUNU BİLİRİM mantığıyla başkalrının doğrularına kulaklarımızı tıkarız. Ve malesef burnumuz çok büyük olduğu için önümüzü göremiyoruz ve sağa sola tökezlemekten ayaklarımız yara bere içinde kalmış. Bu ayaklarla da İLERİ gitmek malesef mümkün olmuyor. SAYGILARIMLA
cengizay
{ 12 Nisan 2008, Cumartesi }
Arkadaşlar şunu anlıyorum ki bazı arkadaşlar Fethullah Gülen e okadar düşman ki yazdığımı anlamama gayreti içine girmişler. Ya şunu nasıl çıkarttınız, hangi cümlemden çıkarttınız; FEthullah Gülen bizim manevi önderimizmi dedim, Çerkezler in manevi önderimi dedim gerçekten hayret ki hatta kendim için bile manevi önder ifadesini kullanmadım. Tek dediğim sağcı olur solcu olur islamcı olur bilmem neci olur hiç fark etmez. İnsanlar manevi anlamda birisine saygı duyuyorsa ve fikirlerini benimsemişse bu tip ifadeler ciddi anlamda kırıcı oluyor. Nasıl BEN Şeyh Şamil i kendime manevi bir önder olarak görüyorsam ve kendisi hakkında başka forumlarda yazılacak yazılar beni rencide edecek olacaksa bunun aynısını diğer insanlar için de düşünmek zorundayım bir çerkez olarak değil bir insan olarak. Empati yapmak zorundayız. İkincisi Şamil TAYYAR ın yazdıkları ve söylediği manasız sözler hakkında yorum yapma gayreti bile göstermem. Yalnız bunu ZAMAN ın üstüne yıkmak da gerçekden çok komik duruyor. Bu bir röportajdır ve söylenenler yayınlanmak zorundadır. Gazeteyi bağlayıcı olan şey kendi haber ve köşe yazarlardır. Ki http://www.uzunyayla.com/imzakampanyasi2.asp şu linkdeki ifadelerin sahibi de ZAMAN yazardır ve kendisinin yazdığı yazı sonucunda bu kampanya başlatılmıştır. Saygılar
Çilem
{ 12 Nisan 2008, Cumartesi }
mesai arkadaşlarımla yıllardır aynı gazeteleri alıp okurduk bakın yazılanlarıa M.Ziya komşusunun evine girmiş 3 bilezik için yaşındaki 60 mış yaşındaki fatma teyzeyi doğramış iyi ki çerkez değil derlerdiki
burası türkiye burda herşey olu. bir başka falanca yerde x ailede babası kızına tecavüz etmiş, biz söylemiyoruz O türk arkadaşlarım, derdiki burası türkiye , bir başka haber,ŞU kadar sahte para basan suç örgütü suç üstü yakalandı,derlerdiki burası iyiki onlar çerkez ahmet çerkez nalan çerkez müjgan değillerdi. Yok efendim merdiven altında sağlıksız koşullarda Çok saygı değer UĞUR BEY EFENDİNİN , de gösterdiği gibi gıda üretim yapılan sağlıksız koşullarıda,bir çok gıdanın, peynir diye, bir çok katkı maddesi içeren biberleri üretenleri, alkol üretenlere BASkın yapardı SAyın seyirciler size dudak uçuklatan SAhtecilerin biz insanların nasıl sağlığı ile oynadıklarını seyredeceksinz dikkatle izleyin der ilk başlarda ,televizyon hayatımıza girdiği zamanlar hayretler içinde kalacaksınız der gerçek ten hayretle ve dehşetle seyreder günlerce konuşulurdutabi bile burası iyiki bunlara çerkez denmiyor tabi burası TÜRKİYE derdi hep bunların arkası gelmiyo gelmezde Televizyonda da dinliyoruz burası türkiye diyordu SAYIN UĞUR BEYve başka bir dosya ile falan tarihte buluşmak dileğiyle der arkası gelmeyenuyuşturucu çedteleri, ihale yolsuzlukların kurumlarda olan yolsuzlukları gözler önüne sermedimi yıllarca , ?Daha ben duymadım Uğur beyden bir kişinin çerkezi başa getirip konuştuğunu ve derdiki hep burası Türkiye en sonundada yorumu siz sayın seyircilere bırakıyorum derdi bende diyorum ki yorumu size bırakıyorum burası Türkiye ALLAH bizi şerlerden korusun. iftiradan esirgesin derim iyilikler güzellikler temennisiyle..saygılarımla...
Yarmagül
{ 11 Nisan 2008, Cuma }
Sayın Erol Gencer kardeşim lütfen siz başka yönlere çekmeyiniz verilen tepkilein farklı farklı olabilir burda birbirini yemek demiyelimde şöyle diyelim içinde bulundukları durum ve tutumları gereği öyle değerlendirip öyle görüyorllar, yanlız diğer dediğinize katılmıyorum,o kardeşlerimiz de anlıyacak ve onlarında duyarsız kalmalrını ,istemiyoruz şayet o kardeşlerimi de tepki gösterirlerse görecekler ne kadar haklı olduğumuzu ,hatta içinde bulundukları ortamdan güç alarak şimdiden bunu sorarlar sa bize en büyük katkıyı yapmış olacaklar burdan o kardeşlerime çağrıda bulunmak istiyorum onlar anladılar sanıyorum başka anlam ve mana çıkartmadan önce sizden de ricam bizde bir huy haline gelmiş bir durum var birileri bir şey yapmağa başladığında mutlaka biri çıkıp, bir diğerini eleştirirken yok efendim birbirinizi yemeyelim şeklinde ve ilaveten bizde hak ediyoruz anlamında bir müdahale gelir mutlaka,hayır efendim haketmiyoruz. o zaman ne oluyor haydi ozaman eyvallah oluyr,sizde eleştirinizi daha dikkatli yapın lütfen kimsenin kimseye kini nefret, yok . sadece gelen çerkezler diyerek başlıyan yaftalara tepkimiz..
Erol Gencer
{ 11 Nisan 2008, Cuma }
Bir tartışma ancak bu kadar amacından saptırılabilir. Bazen bu tartışmaları okuyunca biz Çerkesler bazı şeylere layıkmışız gibi geliyor bana. Filiz Kaya ve benzeri kişiler bravo size, tartışmayı nerelere kadar çektiniz. Fırsat çıktı diye birilerine olan kininizi gündeme getirip, bu vesileyle konuyu saptırıp asıl tartışmayı bırakıp başka yönlere çekiyorsunuz.
Adam Çerkesleri Ergenekon çetesine karışmakla itham ediyor, siz daha nerelerdesiniz. Yazık, çok yazık. İşte böyle sizin gibi Çerkesler lüzumsuz tartışmalara girdiği müddetçe elin adamı da size böyle suçlamalar yöneltir, siz de hala birbirinizi yemekle meşgul olur durursunuz. Çerkeslerden Ergenekoncu çıkarmı çıkmaz mı asıl tartışma bu. Lütfen konuyu saptırmayalım.
Filiz KAYA(Eviren)
{ 11 Nisan 2008, Cuma }
cengizay bey, siz maneviyatı olan bir şahıs olsaydınız bir başka insanı manevi lider olarak seçmezdiniz.yazık acıyorum size. tak maneviyat Allah tır. ona ulaşmanın tek yoluda Peğamber efendimizdir.Allah size hidayet versin...
karden li
{ 11 Nisan 2008, Cuma }
Arkadaşlar biliyorsunuz Kaffed bu Ergenekon çetesine bulaşmış Çerkeslerin açıklanması için bir çağrıda bulundu ve gerekirse hukuk yoluna gideceğini açıkladı.
Eğer Şamil Tayyar iddia ettiği gibi Ergenekon çetesine bulaşmış Çerkesleri açıklamazsa Kaffed dava açacak. O zaman tüm Çerkesler Kaffedin yanında olalım ve gerekirse hepimiz açılan davaya katılalım. Bizlerde hakkımızı arayalım, bu davada Kaffed'in yanında olalım. Kaffedden haber bekliyoruz. Bakalım çağrısını sonuna kadar götürebilecekmi.
Dilden
{ 10 Nisan 2008, Perşembe }
Sayın zavbek, ağzınıza sağlık,işte birilerinin çıkp doğruları söylemeye dili varmıyor,Tarih tekerrürden ibaret, hangi ajanlar boş duruyorki içte, dışta ,Bu kadar tarhi iyi bilen Tarihçiler sizin gördüklerinizi her nedense göremiyor olacakki hala kafatasçı değerlendirme izi sürüyor.Kafatasçı diyorum çünkü,Ethem Paşa demyip hep önüne çerkez diyerek ayrıştırma yapılırsa Ve bu şekilde okutulmaya devam edilirse,dediğiniz gibi, iş birlikçi ajanları boş durmayıp komplo teorileri ile uzaktan yakında çerkezlerle ilgisi olmayan, ergenekon operasyonunu ,Yine Başına Çerkez Getirilerek İkinci Çerkez Ethem vkası olabilir denirse bakın burada üzüntümüzü dile getirmelerimizi görüyorsunuz Şimdi soruyorum deiğiniz gibi siz güzel değerlendirmişsiniz iç ajanlarla dış ajanların birlikte çalıştığını göstermiyor mu? amaç ne tarihte şu yazılan iftira yaftası ile kafalarda oluşmuş olumsuz düşüncelerin beyinlerde yerleştirilmiş olması maksadıyla ne düşünecek hiç bir şeyden haberi olmayan suçsuz Çerkezve Türkleri karşı karşıya getirmek ne oldu sizinde dediğiniz gibi şimdi çerkezlere yakıştırılan yafta hassasiyetinden yola çıkmışlar Türkleri çerkezleri birbirine düşürmek artık siz buna Amerika'nın ortadoğu planının gelişmesine mi yarıyacak yok İngilizlerinmi işine yarıyacak artık siz karar verin.Hani Çerkez Ethem bunlara göre Hain ya o çok geride kaldı Şimdiki bu meçhul demiyelim de malum hainlerin iş birlikçileri kim
zavbek
{ 10 Nisan 2008, Perşembe }
KUŞÇUBAŞI VE MLLİ MÜCADELE-MEHMET NİYAZİ
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk başbakanının siyasi hatıralarının onbirinci sayfasında şu satırlar yer alıyor: Süleyman Askeri, Kuşçubaşı Eşref ve kardeşi Sami ile bazı arkadaşlarının, Avrupa devletlerinin baskısından Osmanlı Devleti bunalınca, bu sıkıntıyı ortadan kaldırmak için Batı Trakya Cumhuriyeti diye özerk bir devlet kurduklarını biliyoruz. Bu bağımsız gibi hareket eden, fakat aslında Osmanlı'nın İttihatçı kanadına bağlı tutumunu koruyan devletin, artan baskılar yüzünden feshedilmesi gerekti... Feshettiler. Fakat devletin elinde birikmiş bazı paralar ve Bulgarlardan ganimet olarak ele geçirilmiş sürüler vardı. Bunları sattılar ve elde edilen parayı altına çevirerek Kuşçubaşı Eşref'e teslim ettiler. Kuşçubaşı Eşref de -bir gün gerekeceğini düşünerek- çiftliğine gömdü. Bu olayı bana anlattığı için biliyorum. Ayrıca Enver Paşa, savaşın kaybedileceğini kestirince, ülkenin istila edilmesi halinde gerilla savaşı yapılması için, bazı yerlere silah yerleştirtmiştir. Bu yerlerden biri de Kuşçubaşı'nın çiftliği idi. Hem silahlar hem altınlar son derece özen gösterilerek gömülmüşlerdir. Anadolu mukavemetine karar verilince, ben bu altınları ve silahları Mustafa Kemal Paşa'nın emrine verdim. Mehmed Akif, Milli Mücadele hareketine katılmak üzere İstanbul'dan Ankara'ya giderken, çete savaşlarıyla Geyve Boğazı'nı açık tutarak bu intikalleri sağlayan Kuşçubaşı ile Yenibahçeli Şükrü'ye rastladığını belirtir. Fevzi Paşa, İsmet Paşa ve daha pek çok önemli kişi de aynı yoldan faydalanmışlardır. Hiç kimsenin yalan söylediğini iddia edemeyeceği Mehmed Akif, Kuşçubaşı'nı gölge gibi takip eden Sudan'ın büyük evladını hizmetlerinden dolayı şöyle yüceltir: Eşref Bey'in emireri Zenci Musa/ Omuzundan arşa çıktı Nebi İsa. İngilizler Kürtleri, Düzce, Bandırma ve diğer yoğun oldukları bölgelerde de Çerkezleri kışkırttılar. Sıradan insanları bir yalan, bir sloganla kandırmak kolay; fakat ayrı devlet kurmak için Van'da topladıkları Kürt beyleri İngilizlere şu cevabı verdiler: Siz Ermeni devleti peşindesiniz; biz halimizden memnunuz. Batı Anadolu'da da kurulmasını istedikleri Çerkez devletine en şiddetli tepkiyi Çerkez beyleri gösterdiler. Çerkez Ethem'in mücadeleyi bırakıp karşı tarafa geçtiği okul kitaplarında yer almaktadır. Ama Yunanlıların safında kalmadı; Ürdün'e gitti. Ürdün devlet arşivine yedi sandık dolusu evrak bıraktığı çeşitli kaynaklarda zikredilmektedir. İsmet Paşa tek maddelik bir kanunla onu affetti; fakat Çerkez Ethem mealen şu cevabı vererek gelmedi: Yunanlılar İzmir'e 15 Mayıs 1919'da çıktılar. Mustafa Kemal Paşa, Milli Mücadele'yi başlatmak üzere 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak bastı. Erzurum ve Sivas kongrelerinden sonra 23 Nisan 1920'de Ankara'da Büyük Millet Meclisi toplandı. Daha sonra Ankara'dan geçip Yozgat İsyanı'nı bastırmamıza rağmen, diyelim ki Meclis kurulmakla otoriteyi Ankara'da teşekkül eden hükümet sağladı. Bu kabul dahi bizi şu noktaya götürür: 15 Mayıs 1919'dan, 23 Nisan 1920'ye kadar bir kuvvet, Yunanlıları Batı Anadolu'da tuttu. Aziz milletim bunu kimin tuttuğunu düşünüp vicdanında beni ve arkadaşlarımı beraat ettirinceye kadar o topraklara dönmeyeceğim. Bugün Batı'da Türkmenler Türk değildir diye kitaplar yazılmaktadır. Bir gün gelir, Avrupa'nın menfaati Türkmen'in Türk olmadığında ise, içimizden buna inanan pek çok beyinsiz veya art niyetli çıkar. Sosyal bünyeler ayrılıklar körüklenirse parçalanır, müştereklikler perçinlenirse bütünleşir. Birinci Dünya Savaşı'nda petrollerimizi ele geçirmek için Türk ve Kürt'ün ayrıştırılması İngilizlerin gündemine geldi. Konuyu inceleyen Lawrence bir rapor verdi. Bu raporda, Türk'le Kürt'ün etle tırnak gibi olduğu, ancak yüz yıl çalışılırsa, bunların ayrıştırılabileceğini belirtti. Televizyonda, gazetelerde Türk ve Kürt ayrılığına vurgu yapıldıkça, tahrik edici sözler söylendikçe, Lawrence'in arzusu doğrultusunda faaliyet yapıldığına şahit olarak tarih bilen hangi şuurlu insanımız kahrolmuyor. 14 Ocak 2008, Pazartesi -ZAMAN Fethullah Gülen ve Zaman hakkında aslı astarı olmayan ithamda bulunan arkadaşlar farkına varmadan yada vararak aynı ŞAmil TAYYARın durumuna düşüyor ve haksız yere bir kişi-kurum yada toplumu suçuyor,töhmet altında bırakıyorlar.Görüldüğü gibi zaman gazetesinde çıkan bu üç yazı da Çerkez ethem-kuşçubaşı ve çerkesler hakkındaki olumsuz isnadlara cevap verilmiş ve meselenin tarihi gerçekliği ortaya koyulmuştur.Şamil Tayyarla yapılan röportajdaki beyanların maksadı ve haddi aştığı ortada olup bu beyanlara zaman gazetesinde yer verişmesi bizi yaralamıştır.Ancak bunda bir kasıt olmadığını ve asıl sorumluluğun sözlerin sahibine ait olduğunu düşünüyorum.
ZAVBEK
{ 10 Nisan 2008, Perşembe }
EŞREF KUŞÇUBAŞI-31 aralık 2007 ZAMAN GAZETESİ
Eşref Kuşçubaşı'na dair birisi bir kitap yazdı; şöyle bir karıştırdım; yazanın dünyadan haberi yok. Ülkemizde hürriyet var; kanunlar çerçevesinde herkes istediğini yazabilir. Koskoca profesör, gazete kupürünü gösterip Bak işte belge demiyor mu? Gazeteye yaz, sonra onu belge diye göster. Böyle saçmalıkların hakim olduğu bir memlekette aslı astarı olmayan olaylarla niçin Kuşçubaşı anlatılmasın? Fakat bazı yazılarını zevkle okuduğum bir gazeteci, kitaba inanarak köşesinde değerlendiriyorsa, işin rengi değişir. Eşref Bey, babası itibarıyla Kafkasyalı, annesi itibarıyla da Orta Asyalıdır. Onun Kafkasyalılığı, Ömer Seyfettin'in, Rauf Orbay'ın, Ali İhsan Sabis'in, Refet Bele'nin ve benzerlerinin aynısıdır. Yani Türk milliyetçiliğini fişekleyen bir Kafkasyalılıktır. Babası saraya mensuptur. Lise çağında, o zamanki moda fikirlere kendisini kaptırır, hürriyetçi kesilir. İstanbul'dan uzaklaşması için Edirne Askerî Lisesi'ne nakledilir. Babası Arabistan'a sürülünce öğrenimini İstanbul dışında tamamlamak zorunda kalır. Gençliğin verdiği romantizmden dolayı başı dertten kurtulmaz; mahkum edilir. Hicaz valisi Ahmet Ratip Paşa'nın oğlunu kaçırır. Çocuğu bırakması şartıyla af-ı şahaneye mazhar olur. Bu sırada Arapların bazı kesimlerinde de rejim aleyhtarlığı yaygınlaşır; Eşref Bey bunların aslında Osmanlı Devleti'ne, Türklere karşı bulunduklarını tespit eder. Mücadele etmek amacıyla bir gönüllü teşkilatı kurar. Miralay Rasim Bey bu organizasyona Teşkilat-ı Mahsusa adını verir. Osmanlı'nın tarih sahnesinden çekilmesiyle Müslümanların sahipsiz kalacağına inanan Şerif El Tunusi, Şeyh Sunusi, Şekip Aslan, İsmail Canbolat, Mehmed Akif ve daha pek çok ünlü de bunlarla birlikte hareket eder. İtalyanlar Trablusgarb'ı işgal etmeye kalkarlar. Berlin'de askerî ataşeyken istifa edip dönen Enver Bey'le, Eşref Bey oraya gitmeye karar verirler. Bir noktaya geleceklerine inanırlarsa, Mustafa Kemal, Fuat, Kahraman Halit, Hayrettin Bey'ler de gidecektir. Mısır'daki Müslümanlar, Libyalılar ve bilhassa Şeyh Sunusi, umulan desteği fazlasıyla verince, çetin bir mücadele başlar. Enver Bey Bingazi ve Çevresi Genel Kumandanı, Eşref Bey de Milli Kuvvetler Genel Kumandanı olur. Eşref Bey, ikna ettiği gençlerden oluşturduğu birliğe Kuvay-ı Mübareke adını verir. Osmanlı'nın Redif kuvvetlerinden sınırlı yardım alabilirler. Paraları vardır; fakat silah bulmakta güçlük çekerler. Baskınlarla savaş malzemelerini İtalyanlardan ele geçirirler. Kolay zafer kazanacaklarını umduklarından, gördüklerini değerlendirmeleri için İtalyanlar oraya romancılarını, şairlerini, müzisyenlerini götürmüşlerdir. Sert bir kayaya çarpmaları, dünyada yankılar yapar. Batılı gazeteciler Libya'ya akın ederler. Bir röportaj sırasında bir gazeteci Eşref Bey'e sorar: Düşmanlarınızın ve sizin aynı kıyafetleri giymenizi anlamıyorum. Eşref Bey şu cevabı verir: Aynı silahları da kullanıyoruz. İtalyanlar haber vermeden gelen istenmeyen misafirlerimizdir. Eşyalarını beraber paylaşıyoruz. İtalyanlar Derne bölgesinde bir boşluk sezerler; Kasr-ı Harun mıntıkasından yapılacak çıkarmayı Osmanlılar zaten beklerler. Buranın kumandanı Mustafa Kemal Bey'dir. Mustafa Kemal Bey'in birliklerinin sağ yanını Kuvay-ı Mübareke'nin Avakır taburuyla Eşref Bey koruyacaktır. Kapışma anında havadan bombardımana uğrayınca, askerimiz tedirginleşir, bu tereddüdü yenmek için Mustafa Kemal Bey atını düşmanın üzerine sürer. Bu anda onları yeni bir İtalyan birliği kuşatmaya başlar. Ortalık toz dumana karışır. Düşmanı denize dökerler; ama Mustafa Kemal Bey'in gözüne kireç kaçar. Mısır'dan getirilen doktorlar ameliyat edilmesi gerektiğini söylerler. Bu ameliyatın üstadı İsviçreli profesör Fox'tur. Üç aydan önce randevu almak mümkün değildir. Eşref Bey'in ahbabı olduğundan hemen ameliyat edeceğini tahmin ederler; ki yanılmadıkları anlaşılır. Mustafa Kemal Bey'in yanında teyzesinin oğlu Fuat (Bulca) Bey'in bulunmasının yerinde olacağını düşünürler. Eşref Bey'in yanında mühür gibi her tür malzeme bulunmaktadır. İkisine pasaport düzenler. Meslek bölümüne de Mustafa Kemal Bey'in isteği üzerine gazeteci yazar. Onları yolcu ederken Hazine-i Eşref'ten esprisiyle bir torbada bin altın verildiği de kaynaklarda yer alır. Eşref Bey'in Libya'daki rolünü merak edenler, Konçino Rivoli'nin Ünlü Türk Haydutu eserini okuyabilirler. Almanya'nın İstanbul Büyükelçisi Hans Von Wangenheim'ın raporunda cinnet derecesinde vatanperver olarak nitelendirdiği Eşref Bey'in maceralı hayatı asıl bundan sonra başlar. Önemine binaen konuya gelecek hafta da devam edeceğiz. MEHMET NİYAZİ-ZAMAN Şamil Tayyar röportajında desteksiz bir atış yapmıştır.Ancak bu röportajın yayınlanması bu fikirlerin gazete yönetimi tarafından paylaşıldığı anlamına gelmez.Yukarıdaki yazı da zamanda yayınlanmış ve yine bu sitede takdirle haber konusu olmuştu.
ekbasar
{ 09 Nisan 2008, Çarşamba }
Hocaefendiyi savunmak sanamı kaldı cengizay sen hocaefendini bırakta çerkeslere oynanmak istenen oyunlara bak. Ayrıca yazılanların hepsi tüm çerkeslerin ortak hissi seni bağlamıyor olabilir ama
wazir
{ 09 Nisan 2008, Çarşamba }
Sayın Cengizay, Fethullah Gülenin adı ima edilmiyor açıkça geçiyor. Mefewud Nartan da sonuna kadar haklı. Gülen asla ve asla bizim manevi önderimiz değildir ayrıca. Özgüveni olan ve yüreği olan hiçbir Adıge zaten manevi önder arayışında ve ihtiyacında değildir. Peki siz kim oluyorsunuz da sanki Fethullah Gülen bizim manevi değerimizmiş gibi lanse ediyorsunuz?
mara
{ 09 Nisan 2008, Çarşamba }
Sayın Cengizay, Fethullah Gülenin adı ima edilmiyor açıkça geçiyor. Mefewud Nartan da sonuna kadar haklı. Gülen asla ve asla bizim manevi önderimiz değildir ayrıca. Özgüveni olan ve yüreği olan hiçbir Adıge zaten manevi önder arayışında ve ihtiyacında değildir. Peki siz kim oluyorsunuz da sanki Fethullah Gülen bizim manevi değerimizmiş gibi lanse ediyorsunuz?
Nutsu
{ 09 Nisan 2008, Çarşamba }
BirÇerkez olarak siz kendinizde konuşma hakkı görüyorsunuz, benim çerkez lomadığımı ve kimsenin çerkezler hakkında konuşma hakkı olamaz buna siz de dahilsiniz derken , benim çerkez olmadığmı mı söylüyor benim çerkez olduğum gerçeğini nasıl ispat edecksin?Buyur çerkezce konuşalım varmısın buhakımı nasıl elimden alacaksın hadi al göreyim.
Yarmagül
{ 09 Nisan 2008, Çarşamba }
Peki şu okuduğunuz zaman gazetesin deçerkezlerin ilgisi alaksı olmadığ halde şu gelişen durumun ikinci ikinci Çerkez Ethem vakası olabilir demesine gözmü yumalım bizimle uzaktan yakından alakası olmayan bu durumun Çerkezlerle, bağlıandırılıyor olması size anlam ifade etmiyormu Bakın birde bunu ortaya atan Şamil Tayyar Tehddit ediliyormuş bakın bakın planlarına öldürülebilirmiiş iyi oku Çerkez Diyerek başlayan Çerkez Ethem Haindiri kabul ediyormusun benim yüreğimin derinliklerinde bir yaradır sizi bilmemi şimdidede böyle bir söylemiortaya atması ne oluyr Türk halkının bize karşı anti bakış sergilemesini yanında , Şamil Tayyarın bu ortaya attığı görüşe tepki verileceğini bilen plan sahipleri kendileri yok edecekki ortalık nasıl karışsıın nasıl Amerikanın elin deki 3^bölgeli harita oluşsun yani yakıştırmalara sessizmi kalalım bu haber nerde yayınlandı zaman gazetesinde,bunu bir tehdit olarakmı algılayalım sizin için değerli olabilir benim için değil.Bak ne diyor tayyar bey çok kanlı olaylar olbilirmiş bu bilgiler neifade ediyor ? merak etmesin onu çerkezler öldürmez ha madem sözü fethullah hocaya getirdin Aslln gibi Türkiyeye gelsin söyledikleri sözlerin arkasında dursun mülümanlıkta din adamınada oyakışır.Uyanmanız dileğiyle bazı iaretler tehlikelerin habercisi burda dini tartışmıyoruz bir çerkez gibi dur.
kuzeyli
{ 09 Nisan 2008, Çarşamba }
Sayın Cengizay,
Fethullah GÜLEN sizin için manevi bir lider olabilir ama efendinizin çok başka yönlerini bilen ve zamanla açığa çıkaracak olanların da sizin gibi algılamasını beklemeyin ve bir vaka haline gelmiş kimliklerin değerlendirilme biçimini kendinizle sınırlamayın. İnsanlara Çerkesler adına konuşmayın diyorsunuz ama diğer yandan efendiniz hakkında ne konuşulup konuşulmayacağını da belirlemeye kalkıyorsunuz. Desenize, siz yazılanları sevmediğinizde Çerkesler adına konuşulmayacak ve kişiler hakkında sizin istediğiniz şekilde konuşulacak. Vay be.. Amerika'ın istediği şekilde ve seviyede İslamcı olabilen biri tüm dünya da deşifre olmuşken ve kendisi de inkar etmezken, siz ima edilmesini bile kaldıramıyorsunuz. Koskoca bir yazıdan değerlendire değerlendire sadece bir ima mı kaldı? Bence, dıştan gelen gerici saldırılarla başetmenin yolu, içtekilerle de aynı anda mücadele etmekten geçiyor. Yazarın emeğine sağlık.. Umarım birileri de içtekilere değinerek tamamlar bu tabloyu.. Selamlar.
Cengizay
{ 09 Nisan 2008, Çarşamba }
Bir çerkez olarak bu konularda beğensenizde beğenmesenizde manevi bir lider olan Fethullah Gülen Hocaefendinin adının geçmesini ve sanki ima yolu ile bir şeyler belli etmeye çalışmanızı kınıyorum. Kimseye çerkezler adına konuşma hakkı verilmemiştir buna sizde dahilsiniz.
Nursu
{ 09 Nisan 2008, Çarşamba }
Gündemdeki gelişen süreç içinde rol alan aktörlerin, ne kadar kompleks gibi görünsede Alaha şükür çerkezler beyinsiz geğil yukardaki açıklamadada görüldüğü üzre ,çok isabet tespitler olayların akış ve seyrinin nerden nereye uzandığı nereye kimlere hizmet edildiği gün ışığına çıkacak bizde bundan mutluluk duyacağız.Bu durumda ikinci 100 yıllık aslında kürtlerde kullanılıyor desekte faydasız Irak'a İran'a daha sonra SuriyeyeSaldıracak Amerika İsrail Benzini kaymağını Kürtleremi yedirecek Çünkü israilin Allah tarafından yadedilen toprakları ne olacak.Buda var
YORUM YAZIN
|
|
© 2005-2008 Kafkas Diasporası &
Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR
Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.
İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701
PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com