![]() |
Kurmay Albay Süleyman İzzet (TSEY) Yeğinsu |
Yanıt Yaz
|
| Yazar | |
KAMBİKEaykan
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29 Ekim 2008 Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 42 |
Alıntı Cevapla
Konu: Kurmay Albay Süleyman İzzet (TSEY) YeğinsuGönderim Zamanı: 01 Kasım 2008 Saat 10:57 |
|
SÜLEYMAN İZZET (TSEY) YEĞİNSU(1881-1944) 1881 (1297) de İstanbul’da Süleymaniye’de doğmuştur. Babası, 1293 Rus savaşına iştirak etmiş, Plevne kuşatmasında birkaç yara ile gazi ve esir olmuş esaretten sonra tayın olduğu Suriye’de taburu ile bastırılmasına memur edildiği Dürzi isyanında şehit düşmüş (1896) olan Binbaşı Galip’tir.Süleyman İzzet; Şam Askeri İdadisini (Lise) bitirmiş, İstanbul Harbiye Mektebinde de Mustafa Kemal (Atatürk) ile sınıf ve ideal arkadaşlığı etmiş ve 27.12.1901 (1317) de Süvari sınıf birincisi Teğmen rütbesiyle mezun olmuş. 29.12.1904 (1320) de Mümtaz Süvari Yüzbaşı (Manera’da ayağı kırıldığından bu kez kurmay olamamış olarak Harp Akademinden çıkmış. Bu arada devamlı beraber oldukları Mustafa Kemal (Atatürk) ve Kırşehirli Müfit (sonra Kırşehir Milletvekili iken vefat eden) ve Süleymaniyeli Emin, İstanbullu Arif (sonra tifüsten vefat etmiş) ve diğer bir arkadaşı ile beraber sarayın emri ile tutuklanarak Harbiye mektebinde her biri ayrı odada süngülü erler muhafazasında hapsedilmiş ve ihtilattan men edilmişlerdir. Sultan Hamit’in Yıldız Sarayında 4 arkadaşı ile beraber “Çerkes Mehmet Paşa, İsmail Paşa ve Şifre Katibi Kambur Asım vs.den kurulu” bir Harp Divanında; Padişaha suikast tasarlamak ve Paris’te bulunan Ahmet Rıza’ya para yardımı sağlamak, Paris’te padişah aleyhinde yayın yapan MEŞVERET Gazetesini dağıtmak vs.den zanlı olarak Yıldız Sarayında muhakeme edilmişler ve beraat ederek Atatürk ile beraber serbest bırakılmışlardır. Padişah’ın hafiyeleri tarafından devamlı takip edilmekte iken İstanbul Merkez Komutanı Sadullah Paşanın Padişaha “Kurban Bayramı merasiminde suikast hazırladıkları” jurnali üzerine Mustafa Kemal’de dahil olarak tekrar 5 arkadaş tutuklanmış ve Bekirağa bölüğünde ayrı ayrı hapsedilmişlerdir. (Bekirağa Bölüğü Beyazıt’ta şimdiki Üniversite o zamanki Harbiye Nezareti Binasının Süleymaniye Kapısı üzerindeki bina olup Sultan Hamit Döneminde siyasi mahkumların v İstanbul’an nefyedilecek “süngün edilecek” olanların hapsedildiği yerdi ve çok zalim olan Bölük Komutanı Yüzbaşı Bekir’in adına izafeten Bekirağa bölüğü adı verilmişti). Bir süre sonra yine Atatürk’ün dedahil oldu ğu arkadaşları ile beraber idereyi Mahsusa vapuru ile süngülü refakatinde Suriye’ye sürgüne gönderilmişlerdir. Suriye’de menfada sürgünde bulundukları sürece Mustafa Kemal ile İdeal ve mukadderat birliğinde bulunmuşlardır.Süleyman İzzet sürgünde bulunduğu Suriye’de Birinci Dünya Savaşına kadar sırası ile Şam Süvari Tümen Kurmay mülhaklığı, ve ek görev olarak Şam Merkez Tabur Komutanlığı, Şam Harbiye Okulunda Fransızca öğretmenliği görevlerinde bulunmuş, 1910 da ön yüzbaşı olmuş. Bu arada İstanbul Harp Akademisine gelmiş Kurmay Ön Yüzbaşı olarak Kudüs Redif Tümeni Kurmaylığına tayın olmuş .Bu görevde iken 14 Kasım 1911 de Kurmay Binbaşılığına terfi etmiş. İtalyan ve Balkan Savaşı senelerinde Akdeniz sahillerini muhafaza ille vazifeli bu tümenin Kurmay başkanlığını yapmış.4 Ocak 1913 de Halep 27 ci Süvari Alay Komutan ı olmuş. Bu vazifede iken 1.Dünya Savaşı seferberliğinin ilanı ile Temmuz 1914 de Karakösede toplanmış yedek 2.ci Süvari Tümen Kurmaylığına tayin edilerek 1.Dünya Savaşına katılmış. Beyazıt-Karaköse-Aras harekatında bulunmuş Aras Cenup müfrezesi komutanı olarak Sarıkamış ricatında ordunun sağ cenahını muhafaza etmiş daha sonra 10 uncu Kolordu Kurmay Başkanlığına önce vekaleten 15 Haziran 1915 de asaleten tayın edilmiş. Narman, Kaleboğazı ve Sivrigediği savaşlarındaki başarısından ötürü Harp Madalyası ve Gümüş Liyakat Madalyası ile taltif edilmiştir. Rusların yeniden kuvvetle 9 uncu Kolordu bilgesine taarruzu, Tortum ve Erzurum yolunu kesmeleri üzerine Karapınar müfrezesi komutanlığına tayın ve bu zayıf müfreze ile düşmanı ricata mecbur ederek durumu lehimize ıslah ettiğinden iki sene Seferi Kıdem zammı almıştır. 7 Aralık 1915 de 10 uncu Kolordu kurmay Başkanlığı ödevi uhdesinde kalmak üzere 31 inci tümen komutanlığı vekaletine tayın edilmiş ve 1916 da Kurmay Yarbaylığa yükselmiştir. 3 Mayıs 1916 da 3 üncü mıntıka komutanı General Fevzi Çakmak emrinde “Kop Grubu Komutanı”, 30 Haziran 1916 da asaleten 31 inci Tümen Komutanı olmuştur. Bu görevde iken Baş Komutanlık ve Harbiye Vekâletin’in emri ile bir tümen karargahı teşkil edip İstanbul’a oradan Çanakkale Anafartalar’a gelerek Anafartalar 55 inci piyade tümeni komutanlığına başlamış ve kısa bir süre sonra Romanya Dobruca da savaşmakta olan 15 inci tümen komutanlığına tayın ve bu cephedeki çetin savaşlarda ileri harekatı ile düşmanın iki tankı tahrip ve İngiliz Subay ve erlerini esir almışlar ve bu başarıdan dolayı Feldmareşal Makenzen tarafından 2 nci Demir Salip Nişanı verilmiştir. İleri harekata devam etmiş, 25 inci tümenin aynı taarruzleri paralel sürdürememesi üzerine ona da yardım ederek düşmanı İsakçeye kadar takip, kısmen esir etmiş ve kısmen Tuna Nehrine dökmüş. Çernovaddadan Tunayı geçerek tümeni ile (15 inci) 9 uncu Alman ordusu emrine girmiş ve çok sayıda esir ve mühimmat elde ederek düşmanı bu defada Seret Nehrine dökmüşlerdir.“Süleyman İzzet Yeğinsu’ya Narman, Kaleboğazı ve Sivrigediği savaşlarındaki başarısından ötürü Harp Madalyası ve Gümüş Liyakat Madalyası ile taltif edilmiştir.”Bu başarılarından ötürü müttefiğimiz Almanlardan 1.ci Demir Salip ve erkana mahsus Sakson Nişanı ve Gümüş İmtiyaz Madalyası almıştır. Bu cephede Rus ve Romenlerle mütareke imzalanmas ı üzerine Başkomutanlık emrine Tümeni eli (15.ci) Köstence’den Batum’a Gümrü ve Azerbaycan’a nakledilmiştir. Çok çetin savaşlar ve taarruzlarla 5.ci Kafkas Piyade Tümeni ile beraber düşmanı Hazar Denizine kadar çekilmeye mecbur ederek Bakü’yü zaptetmişlerdir. (16 Eylül 1918). Bakü’nün zaptından sonra düşmanın Şimali Kafkasya’dan temizlenmesi görevi verilen tümen ile müstakil olarak 6 Ekim 1918 de Derbent Şehri’ni ve daha da şimale giderek yerli halkın da yardımı ile iki günlük çok çetin savaş sonunda Petrovsk Şehri’ni zaptetmiş, bu arada Tarki Dağı savaşlarında ayağından kurşun yarası alarak şehit olmuştur. Bu sert savaşlardaki başarısından dolayı mahalli “Şimali Kafkas Komitesi” kendisine Altın Savaklı Kılıç hediye etmiş ve Komutanlık da ayrıca bir altın Liyakat Madalyası vermiştir.Böylece komutas ındaki 15.ci tümen ile Şimali Kafkasya’yı düşmandan temizlemiş, Azerbaycan ve Şimali Kafkasya’daki Türk asıllı milletlerinde kurtarıcı nazarı ile ve minnetle andıkları (Harp Muharrirleri ve Yerli Yayın) Süleyman İzzet; Mondros Mütarekesinin ilanı üzerine Başkomutanlığın emriyle, birçok kan dökerek işgal etmiş oldukları Şimali ve Cenubi Kafkasya’yı tümeni ile tahliye ederek Bakü’ye oradan Batum’a gelmiştir. Bu arada 9.cu ordu K.Yakup Şevki Paşa’nın haksız ve keyfi emriyle tümeni Yarbay Selim Bey’e teslim ederek açıkta kalmış, mağdur, meyus İstanbul’a dönmüştür. İşgal altında bulunan İstanbul’da geçmiş harp senelerinde ayrı kalmış olduğu Mustafa Kemal ile sık sık ve gizli buluşmaları olmuş ve Atatürk’ün “Şişli’de halen Atatürk Müzesi olan” evinde sır ve ideal arkadaşı olarak beraber milli harekatın stratejisi konusunda planlar yapmışlardır.Bilenlerin ve tarihin kaydetti ği numunelik uzun süreli cepheden cepheye (Romanya, Cenubi ve Şimali Kafkasya) hep zaferlerle dolu savaşları; komutası altında kazanmış olan 15.ci tümen o sırada Samsunda bulunuyordu. Aralarında kararlaştırdıkları şekilde Mustafa Kemal Samsun’a (19 Mayıs 1919) gittikten sonra Süleyman İzzet’de Samsun’a gitmiş ve bir süre Samsun’da beraber çalışmışlardır.Atatürk taraf ından; orada bulunan eski 15.ci Tümen Komutanlığının kendisine verilmemesinde ve Gaziantep bölgesinde kendi rütbe, kıdem ve 1. Dünya Savaşındaki icraatı ile mütenasip bulmadığı görevle milli harekete iştirak ettirilmesinde ısrar edilmesi üzerine bunu prensip meselesi yaparak İstanbul’a dönmüştür. Böylece bir süre açıkta kaldıktan sonra, mahkeme yoluyla özlük haklarını aramış, Cumhuriyetin ilanından sonra Askeri Ali Divandan ittifakla beraat kararı almış, iade edilen özlük hakları (Albay rütbesiyle orduya ittihak edebileceği) ni kullanarak emekliliğini istemiş ve emekli olmuştur. (Emiklilik tarihi?)E. Kur. Alb. Süleyman İzzet sivil hayatta çeşitli serbest işlerle ailesini geçindirmeye çalışmıştır. 5 erkek evlat yetiştirmiştir.17.3.1944 de kalp krizi ile vefat etmiştir. Göztepe (Sahray ı cedit kabristanında medfundur).ESERLER İBüyük Harpte 15.ci Piyade Tümenin Azerbaycan ve Şimal Kafkasya’daki Hareketve Muhabereleri: 257 sayfa ve ekleri... Askeri Mecmua, Say ı 103 ün Tarih Kısmı olarak 1.12.1936 da 44 sayı ile neşredilmiştir.Büyük Harbin baş ında 2.ci İhtiyat ve Nizamiye Süvari Tümenleriyle Aras Cenup Müfrezesinin Muharebeleri: 1939 da 115 sayılı Askeri Mecmuanın eki olarak neşredilmiştir. 155 sayfa ve ekleri.Kafkasya’n ın Tarihi ve Coğrafi durumunu ve diğer bazı askeri konular üzerindeki müsvedde halindeki etütleri... Vefatından sonra Genel Kurmay Harp Tarihi Encümeninin talebi üzerine adı geçen makama tevdi edilmiştir.Bas ılıp basılmadığı bizlerce bilinmemektedir. 2. Dünya Savaşı senelerinde,ülkemiz savaşa kat ılmamışsa da, güvenlik ve savunma bakımından alınan geniş tedbirler yanında eski subaylar da silah altına alınarak teşkil edilmekte olan yeni birliklerde ödevlendirilmekteydi.Bu meyanda Süleyman İzzet’de 1940 sonlarında (?) aldığı emirle orduya katılmış, Diyarbakır’da eski sınıf arkadaşlarından General Galip Deniz’in Komutanlığında, onun Kurmay Başkanı olarak yeni bir kolordu karargahı kurmuşlardır. Fakat sonradan bu Kolordu henüz teşekkül döneminde iken lağvedildiğinden ancak 25 gün kadar Diyarbakır’da kaldıktan sonra terhis edilmiş ve sivil hayata dönmüştür.KAYNAK: BİRKAF
|
|
![]() |
|
Yanıt Yaz
|
| Forum Atla | Forum İzinleri ![]() Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma Kapalı Forumda Cevapları Silme Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme Kapalı Forumda Anket Açma Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma |